Yaşlanan tarlacı arı, kanatları yıpranmış, gövdesi yorgunluktan hafifçe titrerken bile son uçuşunu yapar. Gün batarken kovanın girişine yönelmek yerine, bir çiçeğin taç yaprağına usulca konar. Orada kalır. Geceyi yıldızların altında, rüzgârın hafif okşayışıyla geçirir. Soğuk, nem, yalnızlık… Hiçbiri onu korkutmaz artık. Çünkü o, yük olmamayı seçmiştir.
Yaşlanan ve hasta olan arılar günün sonunda kovana dönmezler.